Siyaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Siyaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Ocak 30, 2010

Siyaset - YouTube ve Binali Yıldırım

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, yaygaracı YouTube'u eleştiriyor, 'vergi dairesine uğramayan basit bir şirket' diyor ve ekliyor 'temsilcilik açsınlar'. Vergi dairesine uğramadığı için mi yasaklanmış, yoksa vergi dairesine uğrarsa yasaklamayı kaldırmayı mı vaadediyor? Bu kadar anlaşmaya hazır bir bakan varken Youtube yakışan bir şube açmak olmalı. Anlaşılan biraz bizimkileri görürse site yasağı kalkacakmış.

Bakanın konu hakkındaki müthiş bilgisini anlayabilmeniz için iki haber :

http://www.ntvmsnbc.com/id/25029693/

http://www.ntvmsnbc.com/id/25018289/

Siyaset - Ankara'nin Ödülleri

Çok sayın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ.Melih Beyin fotoğrafları şehrin dört bir yanında epey bir süredir durmaktalar. “Ankara’lı Kentinle Gurur Duy” şeklinde de bir şeyler yazıyor altında. Sebep: Avrupa Ödülüne layık görülmüş şehrimiz.


Şehrimizin Avrupa açısından neyi iyi ve diğer Avrupa (ki Ankara Avrupa kıtasında bile değil) şehirlerine oranla iyi yaptığını anlamadığım için sürekli düşünüp duruyordum. En sonunda bir belediye otobüsünde dağıtılan konuyu Ankara halkının bilgisine sunan değerli bir broşür bana ışık tuttu. Bröşürde ne konuda ödül alındığı yazmıyordu, ama ödülü vermek üzere Ankara’ya kadar gelenlerin adları ve fotoğrafları bulunuyordu.

Mesela;

Komite Başkanı Alan Meale ... ufak bir Internet taraması yapınca kendisinin herhangi bir komitenin başkanı olduğu yönünde bir bilgiye ulaşamadım. Ancak ilginç bir şekilde Sayın İ.Melih Beye ödülünün vermek için buralara kadar zahmet eden bu kişinin, İngiliz bir parlementer olduğunu ve kensisinin Güney Kıbrıs’ta yer alan Kıbrıs Rum Kesimi ile yoğun bir ilişki içinde bulunduğunu anlamak mümkün oldu. Komite Başkanı olduğunu Internet üzerinde hiçbir yere kaydetmemiş bu zat, Kıbrıs’ta Türk politikalarının karşısında olduğunu açıkça belirtmiş olmasıyla tanınıyodu. Ankara’ya geldiğinde de kendi beyanatı olarak Ankara, Avrupa kokuyor demişti, sanırım havaalanındaki tezek kokusunu kasdetmemiştir.

http://www.alanmeale.co.uk/ veya http://www.alanmeale.co.uk/ veya http://www.theyworkforyou.com/mp/alan_meale/mansfield

Avrupa Konseyi Parlementerler Başkanı Lluis Maria De Puig ... kısa bir araştırma yapınca bu beyefendinin (yukarıdaki fotoğrafta kahkahalar içinde Ankara’nın simgesini yok eden belediye başkanı tarafından simsegi kalmadığı için Kütahya cinisi vazo verilen adam) gerçekten belirtilen görevde olduğu anlaşılıyor. Kendisi 1955’den bu yana 60’dan fazla şehrin bu ödülü almaya hak kazandığını söylüyor. Bu sene de Ankara dışında adaylar olduğunu belirtiyor. Daha önce hangi şehir ödül almış, bu sene kimler adaymış, bu ödülün vrildiğini gösterir bir Internet sitesi var mıymış ... bunlar yok ama Kütahya çinisi var. Bu zat daha önce AKP’nin kapatılmasının demokrasiye aykırı olduğu söyleyerek Türkiye’nin adalet sistemine açıkça müdahale etmiş birirdir. Aynı zat Ermenistan-Türkiye ilişkilerinde sürekli gündemdedir.

Bu arada Avrupa Konseyi eşit değildir Avrupa Birliği hatta Avrupa Birliğinin bayrağı dışında Avrupa Konseyi ile bir bağlantısı yok (http://tr.wikipedia.org/wiki/Avrupa_Konseyi) Türkiye Avrupa Konseyinin 1949’dan (1949 yılında Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’dür) bu yana üyesidir. Yunanistan’la birlikte kurucuları dışında konseye katılan ilk ülkelerdir ve Avrupa Konseyinin kurucu üyesi sayılır. Dikkatli okuyunca anlıyoruz ki İ.Melih Beyin Avrupa ödülü dediği şey, aslında İşmet İnönü Cumhurbaşkanıyken Kurucu statüsünde üyesi olduğumuz Avrupa Konseyinin

gelişmekte olan (altını çizerim “gelişmekte olan”) kentlere verdiği bir ödüldür (http://tr.wikipedia.org/wiki/Avrupa_Yerel_ve_Bölgesel_Yönetimler_Kongresi).

Cumartesi, Ekim 24, 2009

Siyaset - Trafik Sorununa ve Ekonomik Krize Çözüm

Bu aşağıdaki konuşma bir dost ortamında, şöyle aile arası gibi görünebilir ... Değil ... Bu konuşma BM Genel Kurul toplantıları için New York'ta bulunan RTE’nin, New York Devlet Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Levin Enstitüsü'nde "Medeniyetler İttifakı" konulu konuşmasından alıntı... Ekonomik krizi aşmak için küçük Tayyip’in yaptıklarını yapmak mantıklı görünüyor... Zira kendisi (sanırım o da çocuklarına bu ayakkabıyı layık görmüyordur) artık delik deşik ayakkabı giymiyor, hatta seçimle geldiği görevler sonucu yaşadığı zenginleşme ile dünyanın en zengin 10 başbakanından biri.

Çözüm önerisi soran enstitü müdürüne verdiği cevap daha da nefis; müdüre İstanbul Belediye Başkanlığı yaptığını hatılatıyor ... elbette herkezin bildiği gibi İstanbul’da yaya olarak 15 dakikada gidilecek mesafeler o zamanki belediye başkanı, şimdiki başbakanın projeleri ile bir saatten az sürüyor.

Hülasa; yürüyerek gidin, eski ayakkabı giyin, annenizden yardım istemeyin, hem dünyada ekonomik kriz bitsin, hem zengin olun, hem de istediğiniz yerde istediğiniz masalı anlatın. (TSK ZAY)

Trafik sorunu ve "küçük Tayyip" (CNN Turk)

Toplantıya gelirken arabada Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile yaptığı konuşmayı da örnek veren Erdoğan, Şimşek ile New York'ta bir yerden bir yere yaya olarak 15 dakikada gidilebilecek mesafenin araçla belki yarım saatte zor gidildiğini konuştuklarını söyledi.

Erdoğan, "Bunu konuştuk ve sorduk acaba neden? Halbuki toplu taşımacılık en ideal şekilde var. Peki neden? Biz tüketim ekonomisiyle, verim ekonomisini balans edemiyoruz. Önce bunun balans edilmesi lazım. Buradaki sürekliliği eğer egemen kılmazsak gelecek daha tehlikeli. Herhalde bu dev kulelerin yıkılması mümkün değil. Geniş caddeler inşa etmek de mümkün değil. Peki bu araçları nereye koyacağız? Üst üste bunları mı bina etmeye başlayacağız? Bu da mümkün değil. Öyleyse gelecek çok daha büyük tehlike arz ediyor" dedi.

Başbakan, "Ben çok fakir bir ailede büyüdüm. Bizim kendi özel arabamız yoktu ve okulum 30-40 dakika mesafedeydi. O yolu küçük Tayyip olarak ben yaya gider gelirdim, annem de elimden, kolumdan tutmazdı ve ayakkabılarım delik deşikti. Yağmurda, çamurda, kışta ayaklarımın kızardığını bilirim. Şimdi biz çoluğumuza çocuğumuza o ayakkabıları layık görmüyoruz, çok daha farklı bir noktadayız. Bununla böyle olsun demiyoruz. Şüphesiz ki daha iyi ama daha iyi olmalıyız. Daha iyi olması için tüketim ekonomisi ile verim ekonomisini dengelememiz lazım. İsraf ekonomisine de dikkat etmeliyiz. Eğer bunu başarırsak biz küresel ekonomik krizi aşmayı çok iyi şekilde başarırız" dedi.

Konuşmasının ardından enstitü Müdürü Garrick Utley'in New York'un trafik sorununa çözüm önerisini sorması üzerine de Erdoğan, kendisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığını hatırlattı.

Siyaset - Ankara'da Sel

Melih Gökçek Ankarayı Cuma günü için acil uyardı

Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak bir kriz merkezi oluşturulduğunu bildiren Gökçek, şunları kaydetti:

''Özellikle dere yataklarında oturanlar ve bodrum katlarında sık sık evini su basanların çok dikkatli olmaları gerekiyor. Gece yarısı aniden sağanak halinde gelebilecek yağmur çok ciddi sıkıntılar açabilir. Bodrum katında oturanların bu 2 gün içinde çok titiz olmalarını ve tedbirlerini almalarını istirham ediyorum. Sel sularının geçeceği yerlerde bulunanlar, araçlarını dere yataklarına park etmesin, yüksek yerlere park etsinler.''

Bir gazetecinin ''dere yatağı ve bodrum katında oturanların ne tür önlem almalarını önerdiğini'' sorması üzerine Gökçek, şunları söyledi:

''Yani bir kere uykuda yakalanmamaları lazım. Ayrıca da eğer gerçekten ciddi bir tehlike bekliyorlarsa bir üst katta komşuda falan kalmalarında fayda var. O anlamda söylüyorum. Yani Allah korusun uykuda bir sel felaketi ile karşı karşıya kalırlarsa çok üzücü olur. O açıdan ikaz etmek istiyorum'' diye konuştu.

Tedbirsizlik yapmayın; uyumayın, komşulara gidin, üzülmeyin, araçlarınızı yükseklere park edin ve tabiki titiz olun. ... Ankara’nın başına gelebilecek en büyük felaket zaten yıllardır görevde, adı İ.Melih.

Bu sefer pek büyük bir espri yapamamış zira kendisi, oğlu kamyonla su satarak para kazansın diye suları 10 günlüğüne kestiğinde, oluşacak basınç için önlem almadığından patlamış olan ana su borusunun başında, “İşte Ankara’ya denizi de getirdik” diye espri yapabilecek yetenektedir.


Siyaset - Sel ve Yagma


Felakette ölü sayısı 31'e yükseldi

İstanbul'da da şiddetli yağış sele yol açtı. İkitelli Basın Ekspres Yolu sel sularıyla doldu taştı. Araçlar yolda mahsur kaldı. TEM otoyolu, Silivri E-5 yolu ve İkitelli'ye çıkan tüm yollar kapandı. İkitelli ve Halkalı'da ölenlerin sayısı 31'e yükseldi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş İstanbul'daki sel görüntülerinin ardından "Bu tablo tedbirsizliğin faturası olarak karşımıza çıkıyor." dedi

Yeni Bosna'daki bazı fabrikaları da su bastığı bildirildi. Fabrikalardaki bazı eşyaların suyla birlikte çevreye yayıldığı ve çevre halkı tarafından yağmalandığı gözlemlendi. Ancak İstanbul Valisi Muammer Güler, yağmalamanın söz konusu olmadığını belirterek, ''Oradan çıkan malın da kimse tarafından alınması söz konusu değil'' dedi.

Ah tedbirsiz İstanbul’lular ah, sizin yüzünüzden belediye başkanınız İstanbul’u Kültür Başkenti, Mega Şehir yapamıyor. Her yere laleler ekilmiş ve ama sele 30’dan fazla can vermiş İstanbul, sen janjanlı türban takan bir kadına benziyorsun; üstyapı gösterişli, altyapı sıfır. Sorarsan İstanbul’a, güzelliğini ve özgürlüğünü yaşıyor, yaşadığını sanırcasına.

Kar geliyor denilince okulları tatil eden ama sel geliyor denilince önlem almayan valiye diyecek bir şeyim yok, zaten fotoğrafa bakınca kimsenin bir şey almadığını görebiliyoruz.

Perşembe, Ekim 15, 2009

Siyaset - Açilim

Artık susmaktan bunaldım, susmaya devam edersem kendime ihanet etmiş olacağım ... bundan böyle arada bir “siyaset” başlığı ile de mesajlar göndereceğim. Okumak istemeyen konu/subject alanında siyaset görünce silsin.

"Saldırı açılım sürecini engelleyemez"

Başbakan Tayyip Erdoğan, Siirt ve Hakkari'den gelen şehit haberlerine ilişkin, "Bizim güvenlik güçlerimize, askerimize sıkılan bu kurşunlar hiçbir zaman bizim 72 milyon vatan evladının birliğine beraberliğine yönelik başlattığımız ve sürdürmekte olduğumuz bu süreci engellemeyecektir. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza ise acil şifalar diliyorum" dedi.

Muhterem RTE, kurşun sıkanların açılım istemediklerini göstermeleri için ne yapmalarını önerirsiniz?